9 Aralık 2014 Salı

Biraz da Ben!


Renkli aktiviteler, tatlı bir bebek, mutlu bir aile... Peki ya ben?
Annelik nasıl gidiyor? Peki ya hayat?

İtiraf etmem gerekirse Azra'nın doğumundan 6. ayına kadar tam bir kaos içindeydim. Her akşam bu günde bitti çok şükür diyerek yatağa giriyordum. Sanki dünyaya buğulu camlar arkasından bakıyordum. Mutluydum aslında ama içimi sıkan, beni boğan bir şeyler vardı sürekli. Bazen çok sinirlendiğimi hissediyordum, nedensiz yere. Ağlamak istiyordum. Bazende yatakta öylece uzanıp boş boş tavana bakıyordum. İçimden hiç bir şey yapmak gelmiyordu, mutfağa girmek bile istemiyordum. Evi bir türlü toparlayamıyordum. 

Azra 6 aylık olduktan sonra biraz kendime gelmeye başladım. Gözlerimin önündeki perde aralanmaya başladı ama yine vardı o içimi sıkan şey. Neydi, nereden geliyordu bilmiyorum ama kurtulamıyordum. Azra 8 ya da 9 aylıktı tam bilemiyorum. Bir gün çok sinirlendim. Boş yere, kendi kendime.  Azra'ya bile tepki verdim, bağırdım. Sonra durdum, ne yapıyordum? 

Bir şeyler yanlıştı, bir problem vardı. Ben bu olmamalıydım. Aslında hayatım boyunca içimde taşıdığımı bildiğim bir canavarla yaşadım. Öyle ki bir anda çıkıveriyordu. Belki herkeste var bu canavarlardan bilemiyorum ama o gün anladım ki o canavar bana ait değildi. Niye taşıyordum? "Ben bu değilim!"dedim. Beni bulmam gerekiyordu. Daha önce de bahsettiğim Uzman Pedagog Adem Güneş'in radyo programlarını can kulağıyla dinlemeye başladım. İnsanı anlatıyordu. Çelişkileriyle, yanlışlarıyla, çaresizlikleriyle insanların ve özellikle annelerin mücadelesini anlatıyordu. 

Karar verdim, özüme dönecektim. Öncelikle sakinleşmem gerekiyordu. Sakinleşmek için önce kendimi dünyadan soyutlamaya çalıştım. TV izleme bitti, komşularla görüşmeyi azalttım. Bir süre canımı sıkacak hiç bir şey duymak istemiyordum. Hatta blog yazmayı bile azalttım. Azra'ya odaklandım. Onun gözlerine derin derin bakmak, emzirirken saçlarını okşamak, teninin kokusunu çekmek, kendimi ona bırakmak çok iyi geliyordu. Onunla iyi hissediyordum, gerçekten iyi.  Sonra eşime yöneldim, onu çok ihmal etmiştim. Eşimin de aynı kızım gibi beni iyi etme gücü vardı. Onu gerçekten dinlemeye, dertlerini anlamaya çalıştım. O da benim gibiydi, içini sıkan şeyler vardı. Ben onu anladıkça o da beni anlamaya başladı. Düzeliyorduk. Yavaş yavaş kendime geldiğimde otomatik olarak evimle de ilgilenmeye başladım. Gözüme kocaman kocaman gözüken işler küçülmeye ve keyiflenmeye, evim daha huzurlu bir yer halini almaya başladı.

Ve şuan... Eşim ve kızım yan yana mışıl mışıl uyuyorlar, evim derli toplu(çocuk odası hariç), elimde kahvem ve bisküvilerim... Çoook keyifliyim :)

Gerçekten İYİyim. Ne oldu peki? Ne değişti? Azra mı? Eşim mi? Ev işleri mi? Hiç biri değil.

Ben değiştim :) 5 ayda fark edilecek derece de sakinleştim ve bu en çok benim işime geldi. O kadar hafiflemiş hissediyorum ki anlatamam. Tabii hala bazı durumlarda sinirlendiğimi hissediyorum ama sakinleşmem çok zamanımı almıyor. Huzurluyum.

Sadece keyfim için bir şeyler yapabiliyorum, mesela kek :) Kek yapabildiğimi bile unutmuşum. Sadece günü geçiştirmeye uğraşmışım. Ayrıca keçeyle ilgilenmeye başladım, ufak çapta bir hobi edindim. Artık bloğuma çok daha keyifli şekilde yazı yazıyorum. 

Aslında bu durumdan en çok istifade eden kişi Azra :) Çünkü tam bir serbestlik içinde. O ne yaparsa yapsın çok sakin karşılıyorum. Çok nadir sinirlendiğimi hissedersem direk ona sarılıyorum :) Hiç bir şeyim kalmıyor. Döküyoruz, saçıyoruz birlikte. Sonra da birlikte temizliyoruz :) Azra toz almayı öğrendi, iş yapıyor bana :) Eşim de Azra'ya benim gibi davranıyor, hayır kelimesini kullanmamaya çalışıyoruz mesela. Yapmaması gereken şeylerde, bıçağı ellemek gibi, kesin tavrımızı koyuyoruz tabii. Gözümüzün içine bakıyor ve yapmıyor :)

Ailecek mutluyuz, ÇOK ŞÜKÜR.

Ben bunları neden yazdım? Bilemiyorum, belki dertleşmek belki de benim gibi hissedenlere bir ışık yakmak için... 



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

3 yorum:

  1. Slm.benim duygularima tercüman olmuşsunuz gercekten.peki sadece adem gunesi radyodan dinlediniz kitaplarini falan da okudunuzmu

    YanıtlayınSil
  2. Slm.benim duygularima tercüman olmuşsunuz gercekten.peki sadece adem gunesi radyodan dinlediniz kitaplarini falan da okudunuzmu

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kitaplarını da okudum (çoğunu) ama radyo çok daha etkili bence. Ben sürekli dinledim ama bitti artık programlar :( Arşivi dinleyebilirsiniz. Yaklaşık 600 program var

      Sil