21 Mayıs 2014 Çarşamba

Bebekli Gezmeler

Son iki haftadır çok yakın bir arkadaşım bizde kalıyordu. Kendisi yaşıtım olmasına rağmen bekar ve evlilik fikrinden bir hayli uzak. Özgür kız olma yolunda sağlam adımlarla ilerliyor :) Dolayısıyla haklı olarak gezmeler tozmalardan geri kalmıyor. Bende bu evli ve çocuklu halimle ona ayak uydurmaya çalıştım ama hiçbir şey eskisi gibi olmadı!

Öncelikle kızım ilk pikniğine gitti. Doğrudan yiyememiş olsa da anne sütüyle o da mangaldan nasibini aldı :) Akşam yemekleri, ev gezmeleri, misafir ağırlamalar derken oldukça sosyal bir bebek oldu çıktı. Ortamdaki tek bebek olduğundan bütün ilgi üzerindeydi. İlk başta biraz kalabalıktan korkup ağlasa da genelde bol bol güldü, herkesi inceledi, kendini sevdirdi, kucaktan kucağa dolaştı, mıncıklandı. Herkes tarafından çok sevildi, ben de çok mutlu oldum. Zaten öyle bir süsleyip giydiriyorum ki sıkıysa sevmesinler :)

Bebekli anne olarak bana da ayrı bir ilgi alaka olduğunu da söylemeliyim. Genelde sadece yedim içtim, gerisine karıştırmadılar :) Bir de "Sen emziklisin, bol bol ye" durumu var ki en sevdiğim :)

Eşimle de uzun zamandır kaliteli vakit geçiremiyorduk. Ailecek gezmek yaradı bize. Hatta uzun zaman sonra ilk defa baş başa (kızım arabasında uyuyordu) bir cafeye gittik :) Kısa bir süre de olsa (kızım uyanana kadar) manzara eşliğinde muhabbet ettik. Özlemişim...

Bunlar bardağın dolu tarafı. Gelelim diğer tarafa...

Ah gençliğim, ne çabuk geçtin! Çok değil bundan 1 sene önce, ne kadar özgürmüşüm de haberim yokmuş! Kocamın koluna girip fink fink gezerdim :) Şimdi arkadaşlarımla oturup bir kahve içebilirsem ne mutlu! Hanımefendinin keyfi bozulmaya görsün. Canı sıkılır, yabancılık yapar, karnı acıkır, altı kirlenir, kusar, üşür, terler, uykusu gelir... Hepsinde tek yetkili merci anne! Babasında bile durmuyor. Resmen ne yediğimden bir şey anlıyorum ne başka bir şeyden. Bir de genel olarak uslu bir bebek aslında. Yaramaz olanları hiç düşünemiyorum. Allah kolaylık versin.

Bebekle gezerken ihtiyaçlar da bitmiyor. Sürekli yanımızda kocaman bir sırt çantası taşıdık! Bez, yedek kıyafet, hırka, oyuncak, emzik vs. bitmek tükenmeyen ıvır zıvırlar. Ayrıca bebek arabası, battaniye, yağmurluk gibi dışarıda lazım olacak ihtiyaçlar da eklenince, gezmeye mi gidiyoruz, göç mü ediyoruz belli değil :) Arabanın bagajı tamamen hanımefendiye tahsis edilmiş durumda.

En kötüsü, olmadık zamanlar da sebepsiz ağlaması. Mesela arkadaşımızın evine gittik, sofra hazır, ben açım, masada nefis kayseri yağlaması... Ben arka odada hanımefendinin başında oturuyorum. Neymiş efendim kalabalıkta duramıyormuş, annesini istiyormuş.. İyi güzel, bende seni seviyorum da, açım yavrum açım, bırak gideyim... :)

Bebekli hayat zor ama onun bir gülümsemesi her şeye değer...

Sonuçta gezdik tozduk, mutluyuz :)






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

2 yorum:

  1. Ne güzel, huysuz bir bebek annesi olarak size imrendim diyebilirim. Bizim gezmelerimiz beyefendinin galibiyetiyle sonuçlanıyor. Ya apar topar eve dönüyoruz ya da kucak gezmelerine başlıyoruz. Ama bebek var diye de eve tıkılıp kalmıyoruz :D Yeni maceralarınızı merakla bekliyoruz. Kalemine sağlık...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. En iyisini yapıyorsunuz... Biz onlara değil, onlar bize ayak uydursun :) Yeni nesil annelik :)

      Sil