3 Ağustos 2015 Pazartesi

Balinaları Tanıyoruz

Meraklı Minik dergisine bayılıyorum ben. Her ay ayrı bir güzel. Tabii Azra biraz küçük olduğundan tüm etkinliklerini yapamıyoruz ama saklıyorum hepsini. Temmuz ayı sayısını biraz geç aldım ve anca bakabildim. Balinalarla ilgili bu sayısının etkinliklerinin çoğunu yapabildik Azra ile.


Öncelikle posterimizi duvara astık, inceledik. Sonra posterin üzerinde balinalarımızı yüzdürdük. Dergimizi okuduk. Balinalarla canlandırma yaptık.

Bazen aklıma gelen fikirlere şaşırıyorum :) Çöp poşeti rulosundan dalgalı deniz yapıp önce içinde balinaları sallayarak yüzdürmek, sonrada içine balıklama dalıp kendini yüzdürmek herkeslere nasip olmaz :)

Kağıdı mavi suluboyayla boyayıp deniz yaptı Azra. Sonra da babasıyla birlikte balina çıkartmalarını üzerine yapıştırıp güzel bir çalışma elde ettiler.

En son da derginin içinden çıkan balık yedirme oyununu oynadık, sayı saydık :)

Devamını Oku »

Ayna Oyunları

Azra daha çok küçükken Ayna Boyama yapmıştık ve çok eğlenmiştik. Bu sefer yine aynamız yerde ama daha temiz ve toplaması kolay bir oyun oynadık :)

Aynanın yerde olması gerçekten çok ilham verici bir durum. İnsanın üzerine yatası, atlayası, kendini öpesi falan geliyor :) Azra aynanın üzerinde bir o yana koştu bir bu yana koştu, eğildi kendini öptü, takla attı, yattı kalktı. 

Sonra ahşap bloklardan yol yaptım ona, engelli koşu tarzı. Bloklara dokunmadan geçmeye çalıştı, çok eğlendi zilli...

Bu sıralarda kaba motor gelişimimizde gözle görülür bir gelişme var. Dengede durma, takla atma, hoplama, geri geri koşma, bisiklet sürme gibi konular üzerinde sıkı bir çalışma yapıyoruz :) Bu engelli yol da bu yüzden çok hoşuna gitti kuzumun, gitti geldi, gitti geldi, en son beni de geçirdi oralardan bir de fotoğrafımı çekti :)

Hayvanlarla da oynadık :) Güzel bir hayvanat bahçesi hazırladım ona. Özenle dizdim hepsini...

Sonra geçtim karşısına merakla, nasıl oynayacak diye. Hepsini devirmeye başladı. Tabii bende bir hayal kırıklığı. Sonra sordum kızım ne yapıyorsun? diye. Şşşşş yaptı. Uyutuyormuş hepsini :) 

1 saate yakın oynadık böyle. Hayal gücü sınırlarımı zorladım, 5469875236 çeşit oyun kurduk. En sonunda pes edip topladım :)

 Keyifli, bol gülmeli oyunlar hepinize... :)

Devamını Oku »

30 Temmuz 2015 Perşembe

Montessori-Mini Ev Okulu / Raf Etkinlikleri - 20 Ay/2

Bir süredir yoktuk, ailecek güzel bir tatil yaptık :) Dönüş ızdırabını (arabayla 14 saat) saymazsak dolu dolu ve eğlenceli geçti. Azra bu süreçte değişik arazlar çıkardı gerçi mesela kaka yapmaktan ve duşa girmekten korkmaya, hiç bir şey yememeye ve memeye yapışık yaşamaya başladı. Eve dönüşümüzle biraz toparladık diyebiliriz. Çocuklar değişikliklere kolay uyum sağlayamıyorlar maalesef...


Dönüşümüzle birlikte etkinliklerimiz başladı tabii. Aslında bu rafları gitmeden önce hazırlamıştım ama yeni oynamaya başladık. Geçen haftadan bir iki etkinliği de rafta bıraktım çünkü Azra hala ilgileniyor.

Parfümlerin kapaklarını eşleştirmece. Ben belki yapamaz dedim ama hepsini bir kerede yaptı sonra attı bir kenara cadı kız :) 

Bıyıklı adamın karnını doyurmaca :) Çamaşır yumuşatıcısı şişesinden yaptım. Transparan olması çok güzel oldu, karnı açmış tokmuş görebiliyoruz :) Ayrıca alt kapağını açınca çiş yapıyor :)

Kaptan kaba bulgur aktarma, dökersek temizleme :)

Küpler ve çubuklarla renk eşleştirmece...

Devamını Oku »

9 Temmuz 2015 Perşembe

Montessori-Mini Ev Okulu / Raf Etkinlikleri - 20 Ay

Bu hafta daha çok ince motor becerilerine yönelik etkinlikler hazırladım Azra'ya. Aslında bu işleri pek sevmiyor sanıyordum ama ilgisi beklediğimin üzerinde çıktı. Çocukların ne zaman neye ilgi duyacakları hiç belli olmuyor.

Bu hafta pirinç aktarma aktivitemiz vardı. Bir kaç gün durdu rafta Azra severek çalışıyordu fakat bir gün odaya bir girdim hepsini yere aktarmış :) Sonra süpürdüm kaldırdım ve rafta boş bir şekilde bıraktım. Eğer yere dökerse bir süre bununla oynayamayacağını anlasın diye. Umarım etkili olmuştur :)

Bu hazır bir ürün ve Azra çok seviyor. Günlük yaşan becerileri için ideal. Ahşap meyve sebze parçalarının arasında cırt cırtlar var. Ahşap bıçakla bunları bölüyor ve birleştiriyor. Şiddetle tavsiye ederim.

Bu da ince motor gelişimi ve günlük yaşam becerileri etkinliği. Keçelerin ortasındaki kesikten büyük düğmeyi geçirme. Düğme ile ponpon arasına rafta bağladım. Bazen düğmeden geçiriyor bazen ponpondan :) Güzel oldu.

Şönile büyük boncukları geçirme.

Bultak. Azra bunu büyük halde sevmediği için böyle küçük bir versiyonunu koydum rafa. Daha önce hiç ilgilenmiyordu bu sefer bir kerede yaptı, bir dahada bakmadı :)

Bıçak standı ve küçük ahşap çay karıştırıcıları. Evde bulunan materyaller kullanılmalı :)

Pringles kutusu ve pipetler. Çalışsın minik eller :)

Devamını Oku »

4 Temmuz 2015 Cumartesi

Farklı bir Duyusal Oyun

Duyusal etkinliklerin sınırı yok. Evdeki her materyal duyusal oyun aracı olabilir. Bu oyunumuzun fikir annesi Arzu abla :) Kendisi yurt dışı bloglarda çok gördüğümüz 'Waterbeads'lerden esinlenmiş ve kuskus aklına gelmiş. Ben de bayıldım bu fikre ve hemen uyguladım :)


Bildiğimiz kuskusu haşladım, haşlarken içine gıda boyası ekledim (eklemeyebilirsiniz). Bir iki oyuncak ayarladım ve önüne sundum hanımefendinin. İlk başta suyunu süzüp koydum ama ellerine yapışmasından pek hoşlanmadığı için içine sonradan su ekledim. Dokununca verdiği his gerçekten çok güzel. Ben de oynadım yani :)


Yemek de serbest :) Bu durum Azra'nın çok hoşuna gitti. Küçük bebekler için bile rahatlıkla uygulanabilecek bir oyun. Gıda boyası yerine yoğurt ya da meyve suyu konulabilir.


Ben balkonda yaptım etkinliği, iyi ki de orada yapmışım yoksa her yere saçılıyor. Bir de ezilince yapışıyor çıkmıyor :) Bu uyarıları da yapayım.
Devamını Oku »

2 Temmuz 2015 Perşembe

Tuvalet Eğitimi mi?

Önceki yazılarımda bahsetmiştim. Yaklaşık iki haftadır Azra bez kullanmıyor :) Nasıl başladı? Neden şimdi? Erken değil mi? sorularınızı duyar gibiyim, bu yüzden yaşadığımız süreci detaylarıyla paylaşacağım...

Azra daha 9 aylıkken okuduğum bir yazı üzerine oturak almıştım ona. Yazı özet olarak bebeklerin bu aylarda iç güdüsel olarak altları açıldığında çiş, kaka yaptıklarını ve bizim onlara bez bağlayarak bu iç güdülerini yok ettiğimizi anlatıyordu. Bir heves aldım ama kullanmadım. Tuvalette bizim klozetimizin karşısında duruyordu o zamandan beri. Arada bir bebeklerin çişini yaptırıyor ya da gelip kıyafetleriyle oturuyordu. Yani lazımlık hayatımızda vardı.

3 ay önce Azra'nın en yakın arkadaşı (tek arkadaşı) Eylül Ada lazımlık kullanmaya başladı ve Azra ondan çok etkilendi. Oraya gittiğimizde ya da bize geldiklerinde onun 'çiş' diyerek tuvalete gitmesi kafasında bir şeyler uyandırdı sanırım. Arada bir bezi varken, bezini gösterip tuvalete gitmek istiyordu ama götürdüğümde hiç bir şey yapmıyordu. Hatta bu İstanbul tatilimizde de böyleydi.

Kayseri'ye döndükten sonra bu tuvalet mevzusu iyice gündemimize oturdu ama ben ekstra hiç bir şey yapmadım. Sadece ben tuvalete gideceğim zamanlarda 'Benim çişim geldi, tuvalete gidiyorum' diyerek fark etmesini sağlamaya çalışıyordum. Derken bir gün Azra üst üste üç defa bezini gösterdi, tuvalete götürdüm ve yaptı. Hatta birinde kakasını da yaptı. Ben şok!

Bunun yapabildiyse başlamam gerek yoksa bu duyarlılık dönemini atlayıp unutabilir düşüncesiyle ertesi gün bezi hayatımızdan çıkardım. Öncelikle Azra ile bezlerin gideceğine dair bir konuşma yaptım. Artık anne, baba gibi kilot giymesi gerektiğini söyledim. Oyuncak bebekleriyle bir oyun yaptım ve onlar artık bez istemiyorlardı. İnternetten bir kaç beze veda şarkısı dinlettim. Çişimiz tuvalette, kakamız tuvaletteeee... diye diye evde dolandım Sonra birlikte bezleri bir poşete doldurduk ve kapının önüne koyduk. Güzelce bay bay yaptık, öpücük attık ve kapıyı kapattık...

Fakat o gün hiç bir çişini ve kakasını tuvalete yapmadı! Akşam olunca, ev silmek ve çamaşır yıkamaktan harap bir şekilde acaba erken mi diye kara kara düşündüm. Aileme, arkadaşlarıma sordum... Ama bir kere bay bay dedik bezlere, şimdi hoş geldiniz yapmak olmaz, biraz daha deneyeyim diyerek devam etmeye karar verdim. Ertesi gün gittim ve bir sürü iç çamaşırı ve alıştırma kilodu aldım. Kısa ziyaretler dışında dışarıya çıkmamaya karar verdim ve kendimi daha yeni başladık tabii ki altına yapacak ne bekliyorsun diyerek hazırlamaya çalıştım.

Şunu söylemeliyim ki; annenin hazır olması çocuğun hazır olması kadar önemli. Bir anda öğrenecek, kup kuru kalacak diye bir şey yok! Bu düşünceyi her çiş yaptığında aklıma getirmeye çalıştım ve hiç tepki vermedim. Sadece bir dahakine tuvalete yaparsan daha iyi olur kızım diyerek ortalığı temizledim.

İlk üç gün, ben sürekli çiş geldimi diye sordum, tuvalete götürdüm, oturdu oturdu, hiç bir şey yapmadı. Kalktıktan 5dk sonra yere yaptı. Gece ise o uyuduktan sonra bez bağladım, uyanmadan çıkardım. Bir baktım ki büyük çoğunlukla kuru kalkıyor.

4. gün lazımlığa oturmamaya ve tuvalete girmemeye başladı, dedim bu böyle olmayacak, lazımlığını küçük tuvalete götürdüm, orayı ona özel bir hale getirdim, alıştırma kilodu giydirdim ve o göstermeden sormamaya kendi kendime söz verdim. Bir kaç gün boyunca günde bir yada iki kere çişini söyleyip tuvalete yapmaya başladı.

Şuan bezi atalı iki hafta oldu ve üç gündür günde sadece bir kez altına kaçırıyor. Dışarıda bile söylüyor. Bir de ilk günlerde gidip tuvalette dakikalarca oturuyorduk. Şimdi oturduğu gibi yapıp çıkıyoruz. Sadece kaka konusunda problemimiz var. Biraz kabız oldu, iki yada üç günde bir yapmaya başladı. Onu da halledeceğiz İnşallah. İki gecedir de bez bağlamıyorum, ağlarsa tuvalete tutuyorum, hemen yapıyor. Kuru kalkıyor :)

Bu iki haftada şunu anladım ki bu tuvalet eğitimi değil, sadece bir alışma süreci. Çocuğun doğal bir gelişim dönemi. İşaretleri iyi anlamak ve sabırlı bir şekilde rehberlik etmek gerekiyor. Ben tuvaletini yaptıktan sonra aferin kızım demekten başka hiç bir ödül vermedim yada asla altına yaptı diye kızmadım. Azra temiz kalma iç güdüsüyle halletti olayı :)

Bu süreci henüz yaşamamış herkese şimdiden sabır ve kolaylık diliyorum :)

Devamını Oku »

30 Haziran 2015 Salı

Montessori-Mini Ev Okulu / Raf Etkinlikleri - 19 Ay

Etkinliklerimizi paylaşmaya ara vermiştim bir süredir. Tatil ve ramazan girince araya biraz yavaşladı etkinliklerimiz tabii. Bir de bütün gün dışarıdayız neredeyse. Çimenlerde yuvarlanıp, ağaçları suluyoruz. Kuşları izleyip, dalından dut yiyoruz. Yani hayatımız etkinlik bu aralar :) Haa bir de tuvalet durumu var ki onu da bir sonraki yazımda uzunca anlatacağım.

Gelelim raflarımızdaki etkinliklerimize. Günlük yaşam becerilerini çok seviyoruz biz :) Her hafta mutlaka yeni bir günlük yaşam becerisi etkinliği eklemeye çalışıyorum. Bu hafta daha önceden biriktirdiğim yumurta kabuklarını kullanarak, eğlenceli bir günlük yaşam becerisi etkinliği hazırladım. Yumurta kabuklarını havana koyup parçaladıktan sonra boş kaba döküyoruz. Azra  bir kaç gün içinde yakalaşık 40 tane yumurta kabuğunu parçaladı bu şekilde. En çok da eliyle parçalayarak havana koymayı sevdi :)

Arzu ablanın Azra için aldığı hediyenin kabını kullanarak hazırladığım bir eşleştirme oyunu. Balıkları renklerine göre eşleştirmece. Azra bir iki yaptı, sonra ilgilenmedi. Zaten eşleştirme, yapboz gibi etkinliklerden pek hoşlanmıyor hanım efendi.

Olmazsa olmaz aktarma etkinliğimiz bu hafta kaşıkla pon pon aktarma şeklindeydi.

Azra makasla tanıştı :) Eline zarar vermeyecek ve kullanımı kolay olan çocuk makasıyla tanıştırdım Azra'yı. Makasın bir şeyler kesmesi olayına bayıldı ama kendi yapmak istemedi pek. Hep bana kestirdi.  Yinede nasıl tutulacağını ve nasıl kullanıldığını gösterdim. Bir kaç kere denedi, bıraktı.

 Bu da hoşuna gitmeyen bir etkinlik oldu hanım efendinin. Mutfak gereçlerinin şekillerini çizdim kutunun içine ve eşleştirme oyunu hazırladım. Güzelce sundum, gösterdim. Bir iki denedi ilgilenmedi.

Bu da özene bezene hazırladığım oyun dosyası :) Bir tarafta yüz organları var diğer tarafta ise boş bir yüz şekli. Bir çok komik yüz oluşturulabiliyor. Hepsini pvc ile kapladım. Dayanıklı güzel bir etkinlik oldu. Bu şekilde farklı dosya etkinlikleri yapmaya devam edeceğim.

Biz Meraklı Minik dergisini çok seviyoruz. Azra henüz biraz küçük olduğundan etkinliklerini yapmıyorum saklıyorum ama dergiyi okuyup inceliyoruz. Derginin aylık konusuyla ilgili farklı etkinlikler de yapabiliyoruz. Bu hafta ahşap taşıt magnetlerimize basit bir harita çizdim, üzerinde oynadık ve otobüse biniyoruz konulu dergimizi inceledik.


Devamını Oku »

27 Haziran 2015 Cumartesi

İstanbul'da Gezmeler

Uzun zaman oldu yazmayalı. Çok özledim bloğumu ve Facebook grubumu. Bir an evvel sahalara geri dönmek istiyorum. Peki nerelerdeydim?

Ay başında Azra ile 10 günlük bir İstanbul gezisi yaptık . Bol bol akraba ziyareti, gezmece, tozmaca, heryerde bir şeyler yemece, her yerden hediye oyuncaklar, kıyafetler almaca ile geçen süper bir tatil oldu. Eşim de olsaydı tam mükemmel olacaktı ama o buraları bekledi :( 

Neredeyse 1 yıl oldu en son İstanbul'a gelişim. Herkesi ve her yeri o kadar çok özlemişim ki anlatamam... Çocukluğumun, gençliğimin geçtiği yerlerde Azra ile olmak müthiş bir duygu gerçekten...

Neredeyse gittiğimiz her yerde kendimize bir etkinlik, bir bişeyler bulduk biz :) Anneannemizin evinde ise cennete düşmüş gibi olduk :) O kadar çok tabak, bardak var ki, tam dağıtmalık. Azra'yı konsolun içinden çıkaramadık. Anneanne, torun bol bol oynadılar :) Bunlar yetmezmiş gibi özel oyuncaklar da alındı hanım efendiye ama yine de bu dolap favorisiydi.

Maltepe sahiline öyle güzel bir park yapıldı ki... Biz bayıldık. Hele bir kum alanı var ki, tam benlik :) Azra da çok sevdi.  Teyzesiyle oynadılar, güzel pastalar yaptılar :) 

İstanbul olur da kuzen görülmez mi :) Birlikte pek oynamasalar da kuzen candır :)

Azra'nın en iyi anlaştığı kişi dayısı oldu bu gezmemizde :) Dayı genç olunca kafalar uyuştu sanırsam. Birlikte o kadar güzel oynadılar ki, izlemelere doyamadım valla...

Azra cidden şanslı bir çocuk... Herkes ayrı bir ilgi alaka gösteriyor, üzerine titriyor. Kim nereye götüreceğini şaşırıyor :) Halası da bunların başında... Oradan oraya gezdirdi, yedirdi, içirdi, giydirdi bizi sağolsun :) Birlikte güvercin uçururken...

İstanbul da en çok özlediğim yer hep sahil... Denizin sesi, kokusu... Kızım da çok sevdi... Ailecek yaptığımız piknikte amcası ve kuzeniyle top oynarken...

O kadar aradım babamla bir resmini bulamadım kuzumun ya hiç mi çekmemişiz, anlamadım gitti :( Dedeleriyle, babaannesiyle, büyük babaannesiyle ve diğer tüm akrabalarıyla da çok iyi vakit geçirdik. Herkese çok teşekkür ediyoruz :)

Eve dönmemizle birlikte bir yeni durumla karşılaştım. Artık Azra bezini atmaya hazır görünüyordu ve ben bu işareti görmezden gelemedim. 1 haftadır bez kullanmıyoruz :) Tuvalet eğitimimizin detaylarını sonraki yazımda uzun uzun yazacağım. Bu hafta çiş ve kakalarla uğraşırken yine bloğu ihmal ettim doğal olarak ama artık düzene girdi sayılır, daha fazla yazabilirim.

En kısa zamanda yeniden görüşmek dileğiyle... :)



Devamını Oku »

3 Haziran 2015 Çarşamba

Montessori-Mini Ev Okulu Günlük Yaşam Becerileri Raf Etkinlikleri 18-Ay

Günlük yaşam becerileri bizim en sevdiklerimiz :) Azra bu konuda çok hevesli. Zaten neredeyse evin tüm işlerini birlikte yapıyoruz, yoksa yapamıyorum. Getir götür işlerini, toz almayı, yer silmeyi, yemek yapmayı öğreniyor yavaştan :)

Bir de raf etkinliklerimiz var tabii. Bu hafta için bir aktarma bir de ayakkabı temizleme etkinliği sundum küçük hanıma. Gayet güzel bir şekilde yaptı hepsini :)

 Ayakkabı, fırça ve bir küçük örtüyü resimdeki gibi tepsiye dizdim ve rafına koydum. İlk olarak nasıl yapılacağını yavaş bir şekilde ve konuşmadan gösterdim, sonra ona bıraktım.

Önce örtüyü seriyor, sonra ayakkabıları üzerine koyuyor. Sonra tek tek temizliyor ve olmuş mu diye kontrol ediyor ( normalde tozlu ayakkabılar kullanılıyor daha gerçekçi olsun diye fakat Azra ağzına alabildiği için bizimkiler temiz şimdilik). Sonra biraz benim yardımımla(örtüyü katlıyorum) kaldırıp yerine koyuyor. Ben yokken yaptığında örtüyü yine koymuş tepsiye ama dağınık bir şekilde :) 

Aktarmada bu sefer bardaktan bardağa denedik. Böyle daha çok seviyor kaşıktan. Tek tek sıkılıyor sanırım :) Aktarırken dökülenleri de tek tek topluyoruz :)
Devamını Oku »

28 Mayıs 2015 Perşembe

Duyusal Oyun Aşkına

Bol dökmeli saçmalı, minik parmak çalıştırmalı bir duyusal oyun...
Geçen gün Azra yere bulgur döktü, tabi ben onları atmadım ve çok güzel bir duyusal oyun gereci oldu.


Bir kaba bulgur ve minik lastik tokalar koydum. Bir de cezvelerin asıldığı küçük askılığı çıkardım ortaya. Oyunumuz, tokaları bulup askıya asmak. Küçük objelerin çok önemli olduğu bu yaş döneminde bu oyun konsantrasyon çalışması için çok güzel oldu. 


Artık oyunlarımız sadece benim istediğim gibi gitmiyor :) Bu durumdan oldukça memnunum. Azra da bir şeyler katıyor oyunumuza. Biz bu şekilde oynarken raflardan farklı oyuncaklar getirdi ve oyuna ekledi. Mesela küçük çubuğu resimdeki gibi asılı olan lastik tokalara geçirdi. Kaplar getirip onları doldurdu, boşalttı. 

Minik kuzum büyüyor...
Devamını Oku »