18 Ağustos 2015 Salı

Anne-Kız Açık Hava Etkinlikleri Vol.1 :)


Havalar çok sıcak, dışarıyı bırak balkona bile çıkamıyoruz. Ben çamaşır asarken bile Azra içeride bekliyor, yerler sıcak diye :) Çocuk evde bunaldı resmen. Tabii ben de!

Geçen sabah erken kalktım baktım hava çok güzel, hafif serin. Hemen bir kaç krep yaptım, yedek kıyafetli ve etkinlikli bir çanta hazırladım, kuzuyu kaptım, kendimi çimenlere attım.

Çimenler henüz nemliydi, mis gibi toprak kokusu vardı. En sevdiğim kokuların başında gelir toprak ve çimen kokusu. Alır beni hemen çocukluğuma götürürler. Söğüt ağacının dalında 4 kız yaptığımız muhabbetler, dedikodular, çamur pastalarımız, ağacın üzerinde attığımız taklalar, definecilik, öğretmencilik ve en sevdiğim oyun; Tarzancılık :) Neyse...

Kuytu köşe bir yere oturduk Azra ile ve keyifli bir kahvaltı yaptık. Tabii çok uzun süremedi kahvaltımız, hemen oraya buraya koşturmaya başladık :) Bana kalsa rahat iki saat otururdum öyle ama nerede... Hanım efendi kurtlu! Sofrayı toplayıp, sırt çantamı aldım. Biraz keşif yaptık. Bu sırada güzel bulduğumuz çiçekleri, dalları yaprakları topladık. Çöp bulunca çöpe atmayı ihmal etmedik!  
Sonra yanımda getirdiğim tebeşirleri çıkardım, duvarlara biraz renk katalım dedim :) A harfini biraz vurgulayayım diye düşünerek, ağaç, ay dede, araba, armut çizdim. Azra, Anne ve Anneanne yazdım. Azra da çizmeyi en çok sevdiği şeyi çizdi; Uçak. Güya uçuyormuş, uuuuvv uuuuv diye her yeri karalıyor, al sana uçak :) Bide anne, baba ve Azra çiziyor :) Hepimiz düz birer çizgiyiz onun dünyasında şimdilik. Bakalım kafamız, kolumuz, bacağımız ne zaman gelecek! Duvar sanatından sıkılıp,  yerlere geçtik.

Yerdeki döşeme taşları tek tek boyayalım dedim ama pek ilgilenmedi. Renkleri konuşalım dedim ıh ıh. Bir kaç karıncayı inceleyip boyamaya çalıştı. En son baktım tebeşirleri yemeye başlıyor, hemen toparladım, hoop çantaya! 



Sonra yanımda getirdiğim resim kağıdına topladığımız malzemeleri yapıştırıp, güzel bir çalışma elde ettik. Gerçi Azra yapıştırdığı gibi sökme işlemini de yapıyor. Bundan dolayı pek kalıcı bir sanat çalışması olmadı :)


Favori oyuncaklarımız olmazsa olmaz. İneklerimizi, koyunlarımız otlattık, hoplattık zıplattık

Sonra meyve eşliğinde kitap okuduk :) Benim için en keyifli bölüm buydu. Azra ile kitap okumayı çok seviyorum. Aslında genelde büyük resimli kitaplara bakıyordu ama son bir kaç gündür hikaye kitaplarını da dinlemeye başladı. Arada kafası esip kitabı pat diye kapatabiliyor ama olsun :)

Sonra Azra'nın en sevdiği bölüme geçtik, su oyunları. Şişeyi doldurup doldurup ağaçları suladı. 5647887 tekrardan sonra, ben artık bir köşede erimişken, şişeyi getirip bana teslim etti, çok şükür :)

Parka uğramadan eve geçmek de olmaz tabii, yakışık almaz! Azra oldum olası parkta en çok salıncağı seviyor! Bir bindimi en az 15dk sallanıyor, sonra ondan inip yandakine biniyor! Sallanmaktan bıkınca sallamaya başlıyor bir de! 

Tabii sadece salıncakla kalmıyoruz, parkta yapılabilecek bütün kuduruklukları da yapıp eve dönüyoruz. 

Sabah 9 da çıktık evden ancak 13:30da döndük. Eve gelir gelmez duş ve uyku kaçınılmazdı. Aslında genelde de buna yakın şeyler yapıyoruz ama bu kadar uzun durmuyoruz dışarıda. Kitap okuma olayı özellikle çok hoşuma gitti, mutlaka tekrarlarız! 

Minik meleğim büyüyor... 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme